HarryKewell

Google Gruplar
harrykewell grubuna kayıt ol tum gelismelerden haberdar ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
Şu anda 3 konuk çevrimiçi
RIJKAARD'IN İPİ...
Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
Galatasaray'ın çiçeği burnunda yeni teknik direktörü Frank Rijkaard, önümüzdeki sezon Sarı-Kırmızılıları sahaya hangi taktikle süreceğini açıklamıştı.

Hollandalı teknik adam aynı Barcelona'da uyguladığı ve başarıdan başarıya koştuğu dönemdeki gibi Galatasaray'ı da 4-3-3 dizilişiyle sahaya süreceğini bildirdi.

Barcelona'da oldukça başarılı olan bu sistem, ilk zamanlarında Rijkaard'a oldukça zor anlar yaşatmıştı çünkü takımı bu kollektif sisteme çabucak adapte olamayıp aldığı mağlubiyetlerle bir ara La Liga'da düşme potasına bile gerilemişti.

Rijkaard'ın sistemi haftalar geçtikçe oturmaya başladıktan sonra Katalanlar üst üste galibiyetler almaya başlamış ve Rijkaard için oldukça kötü başlayan 2003-2004 sezonunu, Valencia'nın ardından lig ikinciliği ile sona ermişti.

HER ŞEYİN BAŞI SİSTEM SİSTEM SİSTEM!!!

2004-2005 sezonu başında artık birbirlerine alışkın, oyun şablonu, sistemi oturmuş olan bir Barcelona vardı sahada. Ronaldinho önderliğindeki Katalanlar, La Liga'da şampiyonluğa uzanıp Şampiyonlar Ligi'nde de talihsiz bir şekilde çeyrek finalde Chelsea'ye elenmişlerdi. Bir sonraki sezonda ise La Liga şampiyonluğunun yanında bir de Şampiyonlar Ligi şampiyonu olarak, futbol otoriteleri tarafından yılın takımı ünvanına sahip olmuştu.

Rijkaard'ın elinde Xavi, Samuel Eto'o, Messi, Iniesta (Rijkaard döneminde tam olarak yıldızı parlamamıştı), Ronaldinho gibi yıldızlar vardı. 'Bu yıldızlar her taktikte nasılsa oynarlar' gibi cümleler ülkemizde oldukça yaygın olduğundan, İspanya'da işsiz kalmış teknik direktörler acaba şu tarz yorumlar yapmış mıdır?

"Barcelona'yı bana verin, ben de şampiyon yaparım. Sıkıysa gelsin Ossasuna'yı şampiyon yapsın Rijkaard efendi."

RIJKAARD'IN İPİYLE KUYUYA İNİLİR

Konumuzdan sapmayalım, Aslında herkesin unuttuğu, Rijkaard'ı başarılara koşturan taktiğin büyük sırrı 'ipte' gizliydi. Hollandalı teknik direktör 4-3-3 sistemini takımına uygulatmak için, Barcelona'ya yaptırdığı idmanlarda tüm oyuncuları iple birbirine bağlarken ortadaki yani merkez ipe de Xavi'yi geçirirdi.

Buradaki amaç takımca birlikte hem defansta hem de ofansta birlikte hareket etmek. Bunu için bir merkeze ihtiyaç vardı. O da orta sahanın beyni Xavi Hernandez'di.

GALATASARAY'DAN BARCELONA OLUR MU?

Peki bu taktik ve Galatasaray'ın oyuncu yapısını da düşünürsek Sarı-Kırmızılılara uyabilir mi? Oyuncu kalitesinden dolayı Barcelona'daki başarının aynısını Galatasaray'dan beklemek oldukça yanlış olup, tarftarları hayal kırıklığına uğratabilir. Bazı bölgelerdeki oyuncular ve özellikleri tam bu sistemin için yaratılmışsa da en büyük sorun olarak geri dörtlü görünüyor.

Bu göbekle biraz zor;

Defanstan ofansa incelersek Servet Çetin ve Gökhan Zan ikilisinin savunma yönleri oldukça güçlü olmasına rağmen sık pas alış verişi yapacak kadar kaliteli ayaklara sahip değiller. Servet bir nebze Gökhan Zan'dan daha iyi top çıkartmasına rağmen yine bu taktiğin işlemesi açısından tam olarak da yeterli olduğu söylenemez.

Beklerde umut var;

Savunma kanatları olarak sol kanatta Hakan Balta yine istikrarlı performansını sahaya yansıttığı sürece Rijkaard'ın ve sahada takım arkadaşlarının en güvendiği isimlerden biri olacaktır. Hem savunma yönü kuvvetli, aynı zamanda sol ayağını iyi kullanabilen Balta bu taktiğin değişilemez sol bek oyuncusu olarak sahadaki yerini alacaktır.

Sağ bekte Sabri, ortaya koyduğu istikrarsız ve dengesiz oyunuyla Rijkaard'ı da her hafta yanıltabilir. Bir hafta oldukça üst düzey bir futbol oynayan Sarıoğlu, bir sonraki hafta futbola yeni başlayan amatör bir oyuncudan farksız hatalar yapabilir.

 4-3-3'ün sağ beki olarak aslında sürati, hırsı ve ileri çıkmayı seven Sabri'yi bu yönleriyle incelersek tam aranan kan olaması gerekir fakat yukarıda bahsettiğimiz gibi tek ve en büyük sorunu istikrarsızlığı.

En alternatifli bölge orta saha;

Barcelona'da, nasıl Rijkaard takımın merkezini Xavi olarak belirlediyse, Galatasaray'da merkez ipi Ayhan'ın boynuna geçmesini bekleyebiliriz çünkü Rijkaard daha önceden yaptığı açıklamada, orta saha üçlüsünü Linderoth, Barış ve Ayhan'dan oluşturacağını söylemişti.

Bu oyuncuların alternatifleri ise Mehmet Topal, Mustafa Sarp ve ilerde büyük umut vaad eden genç Emre Çolak olacaktır. Bu futbolcular her hangi bir sakatlık veya ceza durumunda bu üçlünün yerini rahatlıkla doldurabilirler.

Ayhan, bu üçlü arasında defansif yönüne karşılık ofansif olarak da Linderoth ve Barış'tan daha üstün meziyetlere sahip. Linderoth eğer sakatlığından sıyrılıp Premier League'de Everton formasıyla sergilemiş olduğu performansı sahaya yansıtırsa ön liberoda Galatasaray'ın başı hiç ağrımaz hatta bu bölgede alternatifi Mehmet Topal'la gireceği forma savaşından yine Galatasaray faydalı çıkacaktır.

Bu bölgede en çok aksayan isim pas trafiğinde Barış olacaktır. Alman alt yapısında yetişmeyip Türkiye'de yetişmiş olsa, belki de futbolunu bu kadar bile geliştiremeyecek olan Barış'ın en önemli ve tek özelliği kondisyonunun çok iyi olması ve pres gücü.

Evet bu taktikte orta sahada prese dayalı oyuncular tercih edilmesi baş faktör olsa da Barış'ın pas kabiliyetinin bir orta saha oyuncusuna göre ne kadar düşük olduğu ortaya çıkacaktır.

Merkez Arda olmalı;

Galatasaray'ın yeni 10 numarası ve kaptanı Arda Turan için bu taktikte en faydalı olabileceği bölge ileri üçlünün sol tarafı gibi görünse de, Rijkaard'ın sistemin getirdiği merkez oyunculuğu Galatasaray'da Arda'dan başka kimse iyi yapamaz.

Gerektiğinde takımı yönetecilicek lider özellikleri, oyun görüşü, pas tekniği, birebirde çok çabuk adam eksiltip takımı rahatlıkla hücuma çıkartabilmesiyle Arda eğer oynatılırsa yeni görev bölgesinde çok başarılı olacaktır.

Hücum hattı iş yapar;

Galatasaray'a geçtiğmiz Lyon'dan gelen Milan Baros sezonun büyük bir bölümünü tek forvet oynadığından yeni sistemde hiç zorluk çekmeyecektir.

Sağ kanatta bir türlü istediğini bulamayan Galatasaray, geçtiğimiz sezon o bölgede Kewell ve Arda'da değişimli olarak faydalanmak istemiş fakat bu iki yııldız da sol kanatta göstermiş oldukları performansı sağ tarafta sergileyememişti.

Bu yaz transfer sezonunda sağ kanat sorununa çare olarak Lyon'un Fildişi Sahilli yıldızı Abdul Kader Keita transfer edildi. Keita, hem sağ kanat hem de forvet bölgesinde oynayabildiğinden Galatasaray için sezonun en nokta transferi diyebiliriz. 1.84'lük boyuna karşın oldukça süratli ve teknik olan Keita Galatasaray'ın hücum gücüne oldukça katkıda bulunacaktır.

Klasik bir çizgi kanat oyuncusu olmayan Keita, ceza içersine yaptığı pentrelerele de rakip savunmaları oldukça yıparatacaktır. Zaten 4-3-3 taktiğinde ileri üçlünün kenarlarında oynayan oyuncular 4-4-2'nin sağ kanadından ziyade saha çok içeri penetra eden gerektiğinde forveti ikileyebilicek çok yönlü oyunculardan seçilir. Bu özelliklerin hepsi de Lille ve Lyon'dan tanıdığımız Keita'da bulunuyor.

Sol kanadın Galatasaray'da iki tane yıldız alternafi var bir Arda Turan diğeri de Avustralyalı yıldız Harry Kewell. Teknik direktör Frank Rijkaard taktiğinde ilk 11 olarak şüphesiz sol tarafta Arda Turan'ı sahaya sürecektir. Arda yıldızlaştığı sol bölgede yine Galatasaray'ın en önemli kozlarından birisi olacaktır.

Rijkaard eğer Arda'yı merkez oyuncu pozisyonunda playmakerlık görevinde oynatırsa sakatlıklarından arınmış bir Harry Kewell, Baros ve Keita ile harikalar yaratmaya devam edecektir.

İNCELEME: YAVUZ ÖZÜÇER

 

12.07.2009
Kaynak : Sporx.com
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

2009-2010Kardomuz

01 Aykut ERÇETİN 02 Emre GÜNGÖR 03 Uğur UÇAR 05 Gökhan ZAN 07 Aydın YILMAZ 08 Barış ÖZBEK 09 Elano Ralph BLUMER 10 Arda TURAN 11 Abdul Kader KEİTA Your ad here 14 Mehmet TOPAL 15 Milan BAROS 16 Mustafa SARP 18 Ayhan AKMAN 19 Harry KEWELL 21 Emre AŞIK 22 Hakan BALTA 23 Serkan KURTULUŞ 25 Leo FRANCO 30 Giovani Dos Santos 32 Joao Alves 55 Sabri SARIOĞLU 76 Servet ÇETİN 86 Ufuk CEYLAN 88 Caner ERKİN